Fotoğrafım
child of the moon,being raised by the sun.lover of the nature.

28 Temmuz 2011 Perşembe

Sadece yedik,içtik.Ve tabi ki eglendik.

Sonunda yaz okulum hafiflemeye basladi ve ben de artik daha cok istedigim seylere yogunlasabilme firsati buldum. Artik tumblr'daki photoblog yetmemeye baslamisti ve ne zamandir blog yapma dusuncesi icindeydim.
Bugun okuldan ciktigim gibi (zaten 3 saatlik dersi 1 saat yapan bi hocamiz var ve metroda akbil aktarma yapiyo o derece) arkadasimla bulusmaya gittim. Arkadasim dedigim de canim o benim,neyse. :) Dolandik ettik daha cok yedik ve ictik. Bi de fotograf cektik. Durduramadik bu guzel gunu ve bitti,su anda da bu postu hazirlarken yine yasadim bu guzel gunu. Aslinda blogun en guzel yani da bu.
Haftaya yaz okulum bitiyo ve artik dolu dolu post'lar goruceksiniz.Umarim seversiniiiz.Ciao!











18 Mart 2011 Cuma

Evet evet iste bunlar!

Herkese merhaba,ne zamandir bloguma dokunmuyordum.Blogspot amacsiz bi sekilde yasaklaninca,benim blog askim kabardi.Ben aslinda photoblog yapiyorum zaten fakat burayi da ozluyorum.Umarim siz de yazdigim postlari severek okursunuz.Bu postumda,su donem feci sekilde istedigim urunlere yer vermek istiyorum.Dogumgunumde yaklastigi icin,aileme baski yapma imkanim oldugundan sansli sayiyorum kendimi.




Hala ve hala klasik moschino kemerden istemekteyim!





9 Kasım 2010 Salı

Leopar desenini sevmeyen varmidir?

Leopar kendi haliyle zaten mukemmel ve bir de deseni butun urun,tasarim ve kozmetige bile girince daha da mukemmel oluyor benim gozumde.Her yerde direk gozume carpan kiyafetler leopar desenlidir.Ve biliyorsunuz ki H&M artik Istanbul'da,su anda da genelde leopar desenli urunleri piyasada.Bir goz atabilirsiniz.











16 Eylül 2010 Perşembe

Fashion's Night Out

Bu aksam Fashion's Night Out vardi,direk gittik tabii ki.Kacar mi,kacmaaz.Ama trafik felcti yani,hemen soyle bi etkinlikte Istanbul trafigi aninda etkileniyo aninda.Neyse artik trafige laf etmeye mecalim kalmadi.Ve asiri kalabalikti,yilbasinda falan boyle olmuyo.O kadar keyifli o kadar neseliydi ki.Boyle muzikler,etkinlikler,ikramlar..Keske her gun boyle olsa her gun,veya senede 1 yapicaklarina ayda 1 de guzel olmaz mi?? Sahane olur bence. Saatin kac oldugunu anlamiyosun boyle kalabalikta,hareketlilikte.Ay bide arkadasimin dogumgunuydu bugun cok sansli yani.Cok guzel denk geldi.
Ama ayagimizdaki topuklularla artik sonlarda boyle surunerek yuruycektik nerdeyse.Yine de iyi dayandik,ilk defa.Seven insan yapar yani.Topuklu asigiyiz!
Bazen yazicak bisey bulamiyorum,oldukca yazicam.Siz takip ediyorsaniz,takibe devam.Ciaooo.

2 Eylül 2010 Perşembe

Amerika-Tunus macindaki en keyifli kisiler bizdik.

Abdi Ipekci'de olan Amerika-Tunus macina Taksim'den bir otobuse binerek gittik.Ve cok kolay geldi ulasimi,benim gozumde cok buyumustu o.Sanki taa Istanbul'un diger ucunda gibi geliyodu.Ama rahat vardik oraya.Giriste cook sinirim bozuldu ama.Fotograf makinami almadilar,orda biyere emanet etmem gerekiyomus.O kadar fotograf cekme hayaliyle gitmistim yani.Neyse dedim hic bisey beni uzemez bugun.Girdik,yerimize oturduk.Tabi baya yukardayiz,oyle bilet kalmisti.Hani yine iyi gorunuyodu ama ilk ceyrek bitince bos yerlere gectik daha yakin ve daha guzel gorunen.Ve bizim bu arada gozlerimiz dort donuyo,Khloe Kardashian'i gormek icin.Bakiyoruz tum VIP koltuklarina,geziyoruz tribunleri falan.Kac kez tavaf ettik Abdi Ipekci'yi.Sonra oturduk yerimize,biraz umudumuz kesilmisti ki bi baktiim Khloe orda oturuyor etrafinda bi kac kisiyle.Hic ummadigimiz yerdeydi.VIP'de falan degildi yani.Ama o kismida zincirle kapamislar,gorevliler bekliyodu orda.Bizde kostuk oraya kadar,bi iki 'lutfen' diyerek zinciri actirdik ve gittik Khloe'nin yanina.Konustuk ettik.O kadar sirin bi ses tonu var ki,ve nasil tatliydi ya anlatamam.Bi de leoparli cantasi vardi,oracikta olucektim o cantaya.:) Ve heyecandan baya titredik yani,hissetmismidir acaba ya? Bi de onunde zenci bi adam vardi boyle bakti hani biz konusurken heralde tanidigiydi.Neyse sonra cikista Khloe'nin ordan cikiyoduk biz de,el salladik ve tanidi bizi hemen 'Bye guys' dedi.Yerim onu.:) Sonra o kalabaliktan cikarken arkami dondum bi,o dedigim zenci adami gordum.Goz goze geldik boyle sonra gulumsedi selam verdi.Hay ne kadar insancillar yaaa.Cok seviyorum onlari ama.
Gercekten keyifli saatlerdi yasadigimiz.Macin en sanslisi bizdik.Bu kadar.

31 Ağustos 2010 Salı

Bendeki bu Amerika sevdasini napmali?

Gercekten napmali? Cok degisik bi hal aliyor bazen.Aksam yatarken,sabah kalkarken bitek orayi dusunuyorum.Amerika urunlerini,kisilerini,magazalarini acikcasi herseyini cok seviyorum.Mesela Bagdat Caddesinde bi yer onerdi arkadasim,beraber gittik ve Amerikan abur cuburlari.Oreo'dan tut,Hershey's falan filan.Inanamadim,ama tabi ki baya pahali.Gereginden de pahali hani.Ama gozum onu bile gormuyor,hani aliyim yiyim gerisi sorun degil diyorum.
Hatta bu sevdam ablamin agzindan 'Fasizm' olarak adlandiriliyor.Takmiyorum,siyasete sokmuyorum bu sevdami.Bi arkadasima soyledim,canim o da moda sevdamla birlestirdi 'Bak fashion dan geliyo sanki Fashist.' hahahah.Tesekkur ediyorum ona da.
Bakalim simdi Eylul sonunda Amerika turum var.1 haftalik New York seyahati.Amanin ya nasil bir heycan bendeki.Halbuki annemle babam gidicekti ama kusura bakmasinlar,en sevdigim yere ben de geliyorum yani.Bi eklenti oldum onlara,ama tabi onlarin da isine geliyor.Ben herseyi arastiriyorum cunku gitmeden once.
Iste boyle benim Amerika sevdam.Napmali?

Yeniden burda olmak,buranin havasini solumak.

Burayi birakmistim,blog yazmiyordum.Ama sonra birden heves geldi,tum sayfami duzenledim,eski kayitlarimi sildim ve yine burdayim.Biraz annemin destegiyle oldu aslinda.Ben ona okutuyordum bloglarimi,bu ara geldi bana 'Hic blog yazmiyor musun artik?' diye sordu.Ben de o soruyla kendime geldim, 'Yaz Selin hadi.' dedim.Yeni kayitlarimi bekleyin olur mu?Hadi ciao.