Fotoğrafım
child of the moon,being raised by the sun.lover of the nature.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Brugge-Gent

Bonjour!
Bu haftasonumu Belcika'da en yakin arkadaslarimdan biriyle gecirdim. O arkadasim da Almanya'da erasmus yapiyor. O da oradan geldi,ben de Alghero'dan oraya gittim. Ryan air Bruksel'de bir tek Charleroi havaalanina ucuyor. Ben de o kadar uzak degildir heralde diye dusunuyordum ki,Bruksel'in baya guneyinde kaliyor. Bizim seyahatimiz 3 gece 4 gunluktu. Ilk 2 gecemizi Antwerp'te gecirmeye karar vermistik,son gecemizi de Bruksel'de. Benim Charleroi'ya ucusum aksam gec saatteydi,Burcu beni tren istasyonunda beklemisti. Onunla orda bulustugumuz an cok degerli benim icin. 1bucuk aydan sonra ilk defa birbirimizi goruyoruz ve o ozlemin verdigi hisle cok heyecanlanmistim. Herneyse, gunun Antwerp'e giden en son trenini kullanicaktik ki, o trenin iptal oldugunu gorduk. Neyseki baska Belcikali insanlar da o treni kullanicakti. Yalniz kalmamistik,hemen tren sirketini falan aradilar, hakkimizi aradilar. Sonunda Bruksel merkeze trenle gittik, oradan da bizi Antwerp'e taksiyle goturdu tren sirketi. Aslinda cok daha iyi oldu bu durum, cunku hostelimizin kapisinin onune kadar taksi bizi birakti. Gece 2 olmustu sonunda hostele varabilmistik.
Ertesi gun hemen atlayip trene, Brugge'a gittik oradan da Gent'e gectik. Aksam Antwerp'e tekrar donduk.

Vitamin water hastasi olarak,Belcika'da bularak cildirdim.


Starbucks'in pancake'i. Pek lezzetli degil di ama minik minik sirindiler.


Yolculuk Brugge'a.


Bu haritalari hostelden aldik ve o kadar guzel bilgiler iceriyodu ki,ve cok dergi havasindaydi. Cok geyik yapilmis notlar vardi,ve baya faydaliydi. Tipleri de album kapagi gibi,baya sevdim anlayacaginiz.



Brugge'dayiz.







Tabii ki patates kizartmasi yenir.





Burcu'm!


Hmmm bu waffle.... Cok lezzetliydi ama, yemesi tam bir eziyet. Heryerinden akan soslariyla, bize iskence yaratti. Ama yine de degdi.


Gent'teyiz.









Antwerp'te de aksamimizi gecirdik. Antwerp, Belcika'nin en sevdigim sehri acikcasi. Tabi Brugge ve Gent, apayri havada,ortacag kenti. Yani gezilmesi,gorulmesi gereken yerleri oralar. Ama Antwerp canli ve hareketli cok hos bir sehir. Yani Bruksel'den kat kat iyi.



Diger postta gorusmek uzere!

13 Ekim 2012 Cumartesi

Madrid

Hola!!
2 hafta once Alghero'dan Madrid'e ucuz ucak bileti buldugum gibi kaptim o biletleri ve persembe aksami Madrid'e gittim. 1 bucuk gun kadar kisa bir kacamak oldu benim icin. Ve gercekten cok iyi geldi.
Alghero,kucuk bi kent oldugu icin,buradan birden Madrid'e gidince baya iyi geldi bana. Cunku ben kaosu ve kalabalik,buyuk sehirleri seven biriyim. Alghero rahatsiz etmiyor fakat buyuk sehirler daha bana gore iste. Madrid'e gidip, oylesine kalabalik, oylesine canlilik gorunce cok mutlu oldum. 
Madrid, genis caddeli ve genis binalarla, gorkemli bi sehir. Dikey buyuk bi sehir degil, yatay olarak genis binalari ve caddeleriyle buyuk bir sehir.
Tam dolu olarak Madridi yasadigim 1 gunum oldu,Cumartesi yani bugun yarim gundu ogleden sonra ucagimla Alghero'ya dondum. O tam dolu yasadigim 1 gunde, haldir haldir herseyi gormeye calisarak yurudum. Baya yorucu olsa da, bir gune oldukca fazla seyi sigdirdigimi dusunuyorum.



Madrid'in genelinde sokak isimleri boyle guzel mozaik taslara yazilmisti.














Catedral de Santa Maria La Real De La Almudena











Hard Rock Cafe'nin oturdugum yerin arka kisminda hindu tanrisi vardi,ve cok sansliydim ona denk geldigim icin,gercekten sevdigim figur.


Adios!

10 Ekim 2012 Çarşamba

Alghero

Bildiginiz uzere ve ya bilmediginiz uzere,1 seneligine erasmusla Alghero'ya geldim. Alghero'yu direk isim olarak bilmemeniz cok normal,ben buraya gelirken ogrendim mesela. Alghero,Sassari'ye bagli ve Sassari de Italya'nin Sardunya adasinin kuzey batisinda bulunmakta. Sassari deniz kenarinda degil fakat sansimizdan Alghero bi sahil kenti. Iyi ki denizi var,cunku ben 1 yilligina bile olsa,denizi olmayan bir yerde yasamimi surdurebilecegimi dusunemem. Su an neredeyse ekim ortasi olmakta ve hala denize girebiliyoruz. Hayatimda bir ilk bu acikcasi, "ekim ortasinda denize girmek".
Alghero, Italyan olmasina ragmen, eskiden bir cok Katalan buraya yerlesmis o yuzden biraz da Katalan ozelligi tasiyor. Hatta bayraklarda bile, katalan simgesi gorunuyor. 
Alghero'yu biraz ozetleyebildigimi dusunuyorum. Simdi de erasmus baslangicimdan bahsetmek istiyorum. Erasmusa basvurmam zaten cok ani olmustu. 2. tercihlerden basvurdum ki 1. tercihlere not ortalamam yetmiyordu. 2. tercihlerde de Italya'da tek kalan okul burasiydi. Cogu zaman iyiki burasi oldu diyorum,acikcasi Sardunya'da olmak,yasamak bana cok hos geliyor. 
6 eylul'de buraya, ailemle geldim. Ailem 5 gun kaldi. Benim cogu esyami tasimama yardimci oldular ve ev ararken yanimda olmalari cok destek verdi. Ama sunu da itiraf etmeliyim,hic ev aramadim. Gelmeden once, ev tutan erasmuslu bir cocukla tanismistim, ilk onun evini gordum. Tutabilecegim oda da baya iyi durumdaydi, ev de oldukca buyuk ve iyi durumdaydi. Baska hic bir eve bakmadan bu evi tuttum. Odamdan balkon cikisi olmasi beni ilk cezbeden seylerden biriydi. Hala da "iyi ki bu evi tutmusum" diyorum. Bunu dememin sebebi, evin iyi durumunun yaninda ev arkadaslarimin iyiligidir ayrica. 1 tane Macar ve 1 tane Almanla beraber yasiyorum,oldukca samimi ve sicak kanlilar. Herneyse, 11 eylulde annemle babami ugurladim ki bu cok agir oldu bana. Gercekten bu kadar etkilenecegimi dusunmemistim. Bir kac gun cok durgunlastim, evime yerlesirken cok zor geldi. Ama ardindan duzenimi yavastan oturtmaya baslayinca, yavas yavas insanlarla tanisip guzel vakit gecirmeye baslayinca bi bakmisim, ben Alghero'ya baya alismisim. Tabi ki ozluyorum ailemi,arkadaslarimi ve sehrimi. Ama ozlemeyi dizginlemeyi de bir yerde ogreniyorum. Acikcasi bazen, Istanbul'daki yasantimi unutuyorum, insan herseye alisiyor. 
Okul konusuna gelince, tum dersler italyanca. Ingilizce ders yok ve bu oldukca zorluyo. Slaytsiz sadece konusarak ders anlatan hocalar ve o derslerde acikcasi, felc geciriyorum. 
Alghero'dan bir kac fotograf paylasarak,bu postumu sonlandiriyorum.


Evim evim guzel evim.




Her kose basinda guzel guzel kafelerin olmasi,gayet iyi bir durum.









29 Temmuz 2012 Pazar

Wild Cat

Bu ara ozellikle buraya yazabilecegim, fotograflarini koyabilecegim seyler olmadi. Gecen hafta yeni bir dovme yaptirdim. Artik her yaptirdigimda "Bu son olacak,gorun bakin" diyorum ama bir sure sonra daha bi istekle yenisini yaptirir buluyorum kendimi. Bu sefer, "Kendinizi tek kelimeyle anlatin" derlerse verebilecegim cevabi kolumun icine yazdirdim: wanderlust. Yolculuk tutkusu demek. Yaptirdiktan sonra bir arkadasim kelimenin almanca oldugunu soyledi. Almancadan da pek hoslanmadigim icin ingilizce sozluklere tekrar tekrar baktim,ingilizcede de vardi. Ama anladigimiz kadariyla almancadan ingilizceye gecen bir kelime ve almancada pek kullanilmiyormus. Boylece rahatlamis oldum. 
Simdi de ablamla cektigimiz bir kac fotografi paylasayim. Wild cat tisortumle ask yasadigimi da itiraf edebilirim.